Keşfedin, Öğrenin ve Paylaşın
Evrim Ağacı'nda Aradığın Her Şeye Ulaşabilirsin!
Bugün Türkiye'de bilime ve bilim okuryazarlığına neler katacaksın?
Aklımdan Geçen
Komünite Seç
Aklımdan Geçen
Fark Ettim ki...
Bugün Öğrendim ki...
İşe Yarar İpucu
Bilim Haberleri
Hikaye Fikri
Video Konu Önerisi
Başlık
Bugün bilimseverlerle ne paylaşmak istersin?
Gündem
Bağlantı
Ekle
Soru Sor
Stiller
Kurallar
Komünite Kuralları
Bu komünite, aklınızdan geçen düşünceleri Evrim Ağacı ailesiyle paylaşabilmeniz içindir. Yapacağınız paylaşımlar Evrim Ağacı'nın kurallarına tabidir. Ayrıca bu komünitenin ek kurallarına da uymanız gerekmektedir.
1
Bilim kimliğinizi önceleyin.
Evrim Ağacı bir bilim platformudur. Dolayısıyla aklınızdan geçen her şeyden ziyade, bilim veya yaşamla ilgili olabilecek düşüncelerinizle ilgileniyoruz.
2
Propaganda ve baskı amaçlı kullanmayın.
Herkesin aklından her şey geçebilir; fakat bu platformun amacı, insanların belli ideolojiler için propaganda yapmaları veya başkaları üzerinde baskı kurma amacıyla geliştirilmemiştir. Paylaştığınız fikirlerin değer kattığından emin olun.
3
Gerilim yaratmayın.
Gerilim, tersleme, tahrik, taciz, alay, dedikodu, trollük, vurdumduymazlık, duyarsızlık, ırkçılık, bağnazlık, nefret söylemi, azınlıklara saldırı, fanatizm, holiganlık, sloganlar yasaktır.
4
Değer katın; hassas konulardan ve öznel yoruma açık alanlardan uzak durun.
Bu komünitenin amacı okurlara hayatla ilgili keyifli farkındalıklar yaşatabilmektir. Din, politika, spor, aktüel konular gibi anlık tepkilere neden olabilecek konulardaki tespitlerden kaçının. Ayrıca aklınızdan geçenlerin Türkiye’deki bilim komünitesine değer katması beklenmektedir.
5
Cevap hakkı doğurmayın.
Aklınızdan geçenlerin bu platformda bulunmuyor olabilecek kişilere cevap hakkı doğurmadığından emin olun.
Size Özel
Makaleler
Burak Albayrak
Burak Albayrak
355.9K UP
Ekleyen 4 Haziran 2022 20 dk.

Martin-Bell Sendromu olarak da bilinen Frajil X Sendromu, öğrenme güçlükleri ve bilişsel bozulma dahil olmak üzere bir dizi gelişimsel soruna neden olan genetik bir durumdur. Genellikle bu rahatsızlıktan erkekler, kadınlardan daha şiddetli etkilenir.

Frajil X Sendromuna sahip bireylerin yaklaşık üçte biri, iletişimi ve sosyal etkileşimi etkileyen otizm spektrum bozukluğu özelliklerine sahiptir. Erkeklerin çoğunda hafif ila orta düzeyde zihinsel engel bulunurken etkilenen kadınların yaklaşık üçte biri zihinsel engellidir. Sendromdan etkilenen çocuklar genellikle 2 yaşına kadar konuşma ve dil gelişimini geciktirir. Ayrıca, yerinde duramama veya dürtüsel eylemler gibi hiperaktif davranışlara sahip olabilir.

55
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Damla Şahin Uçar
Aktaran 4 gün önce 2 dk.

Oval ve simetrik, az sayıda çıkıntılı lobu olan karaağaç veya elma yaprakları hızla düşer ve bu da onların ağacın dibine yakın bir yerde son bulma olasılığını artırır. Ancak yapraklara loblar eklemek ve onları asimetrik hale getirmek düşüşlerini yavaşlatır. Bu durumda daha uzağa savrulmalarına neden olur. Fizikçi Matthew Biviano ve Kaare Jensen, 7 Mayıs’ta Journal of the Royal Society Interface dergisinde yayımladıkları çalışmada bunu rapor ediyor.

Yaprak döken ağaçlar her yıl yapraklarını döker. Yaprakların dökülme sürecinde biriktirdikleri karbon ve besin maddelerinin yaklaşık %40’ına veda ederler. Ancak bu kaynakların hepsinin kaybolması gerekmez. Eğer yapraklar ağacın dibine yakın düşerse ağaç, çürüyüp parçalandığında bu besinlere yeniden erişebilir. Yaprakların nereye düşeceğini ise rüzgâr, hava koşulları ve yaprak şekli belirler.

9
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Pedram Türkoğlu
Yazar 12 Ekim 2016 2 dk.

Kugelblitz (Almanca: Yıldırım Topu), teorik fizikte ışığın son derece yoğun bir hal alarak olay ufku oluşturmasına ve kendi içinde hapsolmasına denir.

Genel göreliliğe göre eğer yeterli yoğunlukta radyasyon bir bölgede toplanırsa, uzay/zamanı bükebilecek düzeydeki bir objeye dönüşür. Çünkü genel göreliliğe göre enerji ve madde bazen aynı şekilde davranır. Bu yüzden enerji de madde gibi bir bölgede yoğunlaşabilir. Fakat buradaki anahtar cümle ”yeterli yoğunluk”tur. Çünkü ne kadarlık bir radyasyonun bu forma dönüşebileceği bilinmiyor. Hatta dönüşünce tam olarak neler olacağı da bilinmiyor. Sadece madde ve enerjinin doğası üzerinden hesaplamalar yapılıyor. Belki de henüz bilinmeyen bir fizik kuralı sebebi ile yakın gelecekte mümkün olmadığı anlaşılacak.

29
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Alperen Karaçor
Alperen Karaçor
73.7K UP
İnceleyen 1 gün önce
Celal Şengör'ün kaleme aldığı Cehaletten Kurtulma Sanatı - Ne Nedir?
Evrim, Din, Medeniyet, Felsefe ve Bilim gibi daha bir çok konuyu barındırıyor.
Celal Şengör'ün de bilgi birikimini bizlerin gözlerine önüne bir kez daha seren bu eser Türkiye'de doğa bilimleri ya da sosyal bilimlere giriş yapmak isteyen kişiden, hali hazırda zaten bilgi sahibi olan kişinin bile okuması gereken çok faydalı bir eser.
Okumanızı öneririm.
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
5
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Elif Helvacı
Elif Helvacı
14.1K UP
Uyarlayan 25 Eylül 2011 15 dk.

Hieronymus Bosch'un üç kanatlı, ünlü tablosunda (The Garden of Earthly Delights; Dünyevi Zevkler Bahçesi) âlem yapan çıplak figürler, cennetvâri masumiyete bir methiye, bir övgü gibidir. Bu tablo, püriten uzmanlarca sıklıkla ileri sürülen "ahlakın çöküşü" ve "günah tasviri" olarak yorumlanabilmesi için bana kalırsa fazla mutlu ve huzurlu görünmektedir. Daha ziyade, insanoğlunun dünyaya düşmeden önceki utanç ve suçluluk duygularından muaf halini temsil etmektedir. Benim gibi primatologlar için, çıplaklık (cinsellik ve doğurganlığa referansla), kuşların ve meyvelerin bolluğu ve gruplar halinde hareket etmek oldukça tanıdıktır ve dini ya da ahlaki yorumlamaları gerektirmez. Bosch, insanlığı en doğal haliyle tasvir etmiş görünmekle birlikte, kendi ahlaki bakış açısını da üç kanatlı tablonun orta kısmında resmettiği eğlenen insanların değil de, en sağdaki kısmında rahiplerin, rahibelerin, açgözlü oburların, kumarbazların, savaşçıların ve ayyaşların cezalandırılması resmederek gösterir.

Beş yüzyıl sonra, hala dinin toplumdaki rolünün ne olduğu ile ilgili tartışmaya devam ediyoruz. Tıpkı Bosch'un yaşadığı dönemde de olduğu gibi, ana temamız "ahlak". Tanrısız bir dünya öngörebilir miyiz? Böyle bir dünya "iyi" olur muydu? Bir dakikalığına günümüzde biyoloji ile köktendincilik arasındaki savaşı bir kenara bırakalım. Günümüzde, evrimden şüphe etmek için kanıtlara karşı oldukça dirençli olmak gerekmektedir; bu yüzden de evrimden şüphe duyanları ikna etmek amacıyla hazırlanan kitaplar ve belgeseller, aslında boşa emek kaybıdır! Bu materyaller dinlemeye hazır olanlara yardımcı olabilir;ancak esas hedef kitleye ulaşmada başarısızdır. Tartışma gerçeğin ne olduğundan ziyade, bu gerçekle nasıl baş edeceğimizle ilgilidir. Ahlakın doğrudan yaratıcı Tanrı'dan geldiğine inananlar için, evrimi kabul etmek ahlaki bir cehenneme açılan kapı gibidir.

139
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 16 Nisan 2014 1 dk.

Langurlar, "Semnopithecus" cinsine ait maymunların tümüdür ve birer Eski Dünya Maymunu'durlar; dolayısıyla Kuyruksuz Maymunlar olarak bizlere oldukça yakın akrabadırlar. 

Zamanlarının büyük bir kısmını yerde geçiren langurların bazı türleri Himalayalar'ın 4.000 metre rakımlı bölgelerinde bile yaşarlar. Çoğu genellikle fotoğraftaki gibi gridir; sadece bazılarının sarımsı bir renge sahip olabildiği bilinmektedir. Ortalama olarak 70-80 santimetre boyunda olabilen bu hayvanların erkekleri 18 kilogram kadar, dişileri ise 11 kilogram kadardır. Tespit edilen en ağır langur, 26.5 kilogram ile bir Nepal langurudur.

23
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Fatih Birinci
Fatih Birinci
400.7K UP
Çeviren 11 Ağustos 2019 35 dk.

İnsanlarda ahlaki durumun mevcut olduğu ancak insan-dışılarda mevcut olmadığı fikrini meşru kılan, insanlıkla ilgili ayırt edici bir şey var mıdır? [Ç.N. “non-humans”, yazı boyunca insanın dışındaki hayvan türleri anlamında kullanılmaktadır; E.N. "non-persons", yazı boyunca bilişsel melekeleri yerinde olmayan insanlar veya kişilik/birey hakları bulunmayan canlılar için kullanılmaktadır.]

Bu soruya bulunacak bir yanıt filozoflar arasında olduğu kadar, felsefenin dışında kalıp da insan-dışı hayvanlara davranış şeklimizle ilgilenenler arasında da önemini giderek artırmıştır. Kimileri için bu soruya verilecek yanıt bizleri, insanların doğasını ve ahlaki zorunluluklarımızın makul kapsamını daha iyi kavramaya götürecektir. 

141
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 2 gün önce 13 dk.

Dünya'nın atmosferi, belirli enerjilere sahip fotonlar için geçirgen değildir. 1015 ile 3x1016 Hz arasında enerjiye ve 10 nm ile 300 nm arasındaki dalga boyuna sahip moröte de bunlardan biridir. Atmosferimizde bulunan moleküller, bunlardan başlıcası ozon, morötenin atmosferden geçmesine izin vermez. Elbette bu, tüm moröte dalgaların engellendiği anlamına gelmemektedir. Bu sebeple özellikle yaz günleri, Güneş ışığı altında uzun süre kalmak, oldukça fazla moröteye maruz kalmak anlamına gelir. Fakat geçen bu moröte miktarı, atmosfere gelen ile kıyaslandığında oldukça azdır. Dolayısıyla morötede astronomik gözlemler yapabilmek için atmosferin dışına, uzaya çıkmalıyız.

Moröte astronomi, evrendeki en sıcak ve en enerjik fiziksel süreçleri anlamaya destek olur. Yıldızların üst atmosferleri, yıldız rüzgârları, sıcak beyaz cüceler, genç yıldızların çevresindeki akresyon diskleri ve yıldızlararası ortamın iyonize bileşenleri moröte dalga boylarında güçlü tayfsal izler bırakır.

4
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Türü
Ebru Tuba Ölçücü
Türü Ekleyen 1 gün önce
Ascomycota şubesine bağlı liken oluşturan mantarları kapsayan bir cinstir. Parmelia türleri, bir mantar (mikobiont) ile fotosentetik bir ortak (fotobiont genellikle yeşil alg) arasında kurulan zorunlu simbiyotik ilişki sonucu oluşan liken organizmalarıdır. Bu birliktelik, tek bir organizma gibi işlev görür ve her iki taraf için de yaşamsal avantajlar sağlar. genellikle yapraksi (foliose) tallus yapısına sahiptir. Tallus, yassı, loblu ve dallanmış bir görünüme sahiptir. yüzeye tamamen yapışık değildir ve alt yüzeyinde rizina adı verilen ipliksi yapılarla substrata tutunur. Üst yüzey çoğunlukla gri, gri-yeşil veya sarımsı tonlarda olup, çevresel koşullara bağlı olarak renk değişimi gösterebilir.
Cins, ağaç kabukları, kayalar ve odunsu yüzeyler üzerinde yaygın olarak bulunur. Özellikle temiz hava koşullarına duyarlı olmaları nedeniyle, Parmelia türleri biyolojik hava kalitesi göstergesi olarak değerlendirilir. Hava kirliliğinin yüksek olduğu alanlarda gelişimleri sınırlıdır.
1
Ahmet Özkaya
Ahmet Özkaya
165.5K UP
Yazar 12 Ağustos 2020 41 dk.

İlk kuramsal düşünürlerden günümüzdeki modern düşünürlere kadar, tüm kültürel unsurları anlamak için birbirinden farklı görüşler ileri sürülmüştür. Ana çıkış noktası olarak bu görüşlerin hepsi de anlamayı amaçlar. Anlamak için ise düşünürler, çeşitli kategorizasyonlar vasıtasıyla var olan fenomenleri zihinsel olarak anlaşılır hale getirir. Sosyal olan olgular kompleks yapısı sebebiyle sürekli olarak bu çeşitli kategorizasyonları aşar. Sosyal fenomenleri, tıpkı her olgunun birbirine geçmiş karmaşık ağlarla örülmesi olarak betimleyebiliriz. Bu sebeple zihinsel olarak bu karmaşık ağları çözmeye çalışarak anlamaya çalışırız. Çözüldükçe hangi ipin nereden çıktığını ve bu ipin, çıktığı yerdeki diğer iplerle olan ilişkiselliğini biliriz ya da keşfettiğimizi varsayarız. Birkaç ipucu buldukça diğer etkenlerin “tereyağından kıl çeker gibi” kolay anlaşılması da büyük düşünürlerin istediği şeydir.

İlk sistematik düşünme biçimini Antik Yunan’dan başlattığımızda, günümüze kadar gelen büyük düşünürlerin temelci (foundationalist) olduğunu söyleyebiliriz. Anti temelci (anti-foundationalist) ve anti özcü (anti-essentialist)olan düşünürler ise daha geri planda kalmış ve bu düşünürlerin etkisi daha az olmuştur. Örneğin sofistler Antik Yunan’da anarşinin kaynağı olarak düşünüldüğü için özellikle Sokrates ve Platon tarafından ağır eleştirilere maruz kalmıştır. Çünkü sofistler göreceliliği ve kuşkucu düşünme tarzını benimsemişlerdir.

67
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Çağrı Mert Bakırcı
Yazar 6 Ocak 2019 16 dk.

Sandra Bullock'un başrolünü oynadığı Netflix yapımı Bird Box filmi büyük yankı uyandırdı. Filmden türetilen memler her yerde! Kimi filme hayran kaldı, kimi ise yerden yere vurdu. Tıpkı geriye kalan tüm filmler gibi! Burada ise sorumuz şu: Bird Box, bize insan evrimin geleceği ile ilgili ne öğretebilir?

İnsanların halen evrimleştiğini biliyoruz; çünkü evrimleşmek zorundayız! Her ne kadar Doğal Seçilim'in etkisini kısmen kırabilmiş olsak da, Doğal Seçilim ne evrimin tek mekanizmasıdır, ne de evrimden söz edebilmek için sadece Doğal Seçilim'e odaklanmak yeterlidir. Evrimin matematiksel altyapısı, Hardy-Weinberg Dengesi'ne dayanır. Hardy-Weinberg Dengesi ise, şu 5 koşul sağlandığı sürece evrimin gerçekleşmeyeceğini öngörür:

323
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Yaşam Ağacı Gözlemi
Ebru Tuba Ölçücü
Gözlemi Yapan 6 gün önce Türkiye, Ordu
siyah gövdeli ve toraks, kanat örtüsü ve bazen de karın bölgesinde belirgin beyaz lekeler veya çizgiler bulunan küçük böceklerden oluşan bir çiçek böceği cinsidir. Cinsin yetişkinleri gündüz aktiftir ve genellikle ilkbahar ve yaz aylarında otların, çalıların ve ağaçların çiçeklerinde polen, nektar ve çiçek dokularıyla beslenerek tozlaşmaya katkıda bulunurlar. Larvalar toprakta yaşayan ve saproksilofagdır, çürüyen organik maddede veya kumlu substratlarda gelişirler.
12
0 Yorum
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Ögetay Kayalı
Yazar 16 saat önce 8 dk.

FDM tipi 3D yazıcı kullanılanların başına en çok gelen problemlerden biri Z yalpalamasıdır. Bu problem, kartezyen yazıcılarda Z eksenine bağlı mille ilişkilidir. Ortalıkta bu problemin çözümüne dair hatalı birçok açıklama olması sebebiyle soruna çözüm arayanlar bir türlü bu basit problemin üstünden gelememektedir. Bu yazıda Z yalpalaması sorununun ne olduğuna, nasıl çözüleceğine ve neden diğer çözümlerin işe yaramadığına değineceğiz.

Kartezyen tipi yazıcılarda ya yatak yukarı aşağı hareket eder ya da yazıcı ucu taşıyan başlık yukarı aşağı hareket eder. Yani Z ekseni boyunca tek bir motor (bazen çift motor) bu hareketi sağlar. Söz konusu eksen, yapılan hareket yer çekimine karşı yapıldığından genellikle kayış kullanılmaz. Kayış kullanılması durumunda sistemin taşıdığı ağırlık, step motorun ivmesi altında esnemeye başlar, bu da hassasiyeti bozar ve dalgalanma oluşturur. Lakin bu dalgalanma, mil kullanması durumunda da gerçekleşmektedir. Kartezyen olmayan yazıcılarda kayış kullanılmasına rağmen bu sorun yaşanmayabilir, onların tasarımı daha farklı olduğu için bu yazıda onlara değinmeyeceğiz.

1
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Tüm Reklamları Kapat
Bora Cüneyt Akçakın
1 gün önce
Artemis II görevinin ilk aşaması olan fırlatma aşamasının, Türkiye saati ile 7 Şubat sabahı 05.41’de gerçekleştirilmesi bekleniyor. Ancak NASA, 7 Şubat dışında, Şubat, Mart ve Nisan aylarını kapsayan bir dizi olası fırlatma tarihi daha açıkladı. Peki, neden?

Artemis II görevinin uçuş yörüngesi, maliyet etkinliği ve görece güvenliği sağlamak amacıyla oldukça iyi planlanmış bir yörüngedir. Plana göre, dört astronotu taşıyan Orion kapsülü, fırlatmanın birinci gününde ICPS modülü yardımıyla Yüksek Dünya Yörüngesi’ne taşınacak ve ikinci gün Ay Enjeksiyon Manevrası gerçekleştirilecektir. Bu manevranın ardından Orion kapsülünün Ay yolculuğu başlayacaktır.

Ay Enjeksiyon Manevrası sonrasında girilen yörüngenin temel özelliği, bir serbest dönüş yörüngesi olmasıdır. Yani Orion kapsülü, bu manevranın ardından herhangi bir ek manevra yapmadan, Ay etrafından geçiş gerçekleştirerek Dünya’ya geri dönecek ve atmosfere istenilen noktadan ve istenilen açıyla giriş yapacaktır.

Bu özel yörüngenin sağlanabilmesi için, Ay’ın Dünya etrafındaki konumunun ve fırlatma rampasının Dünya’nın dönüşü sebebiyle değişen yöneliminin mükemmel şekilde örtüşmesi gerekmektedir. NASA'nın yayınladığı, Şubat, Mart ve Nisan aylarındaki spesifik ve aşağı yukarı benzer günleri içeren fırlatma tarihlerinin ve saatlerin sebebi tam olarak sözkonusu mükemmel örtüşmelerin oluştuğu tarihler olmalarıdır. 

59 görüntülenme
3
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
1
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Sema Tezel
Seslendiren 14 Ocak 2024 5:10
Buradaki yazımızda anlattığımız gibi, yüksek miktarda gözyaşı salgılamanın (ağlamanın) 3 farklı çeşidi vardır: nemlendirici gözyaşı salgısı, refleks gözyaşı...
45
Tüm Reklamları Kapat
İnceleme
Hatice Kutbay
Hatice Kutbay
148.2K UP
İnceleyen 12 saat önce
Merahaba
Richard Dawkins evrimi “inanılması gereken bir fikir” gibi sunmaz; aksine zaten gözümüzün önünde duran bir gerçeği sakin sakin gösterir. Dawkins bu kitapta okuru ikna etmeye çalışan bir vaiz gibi değil, elinden tutup “gel, birlikte bakalım” diyen meraklı bir rehber gibi konuşur.

Kitabın en güçlü yanı, evrimi soyut bir teori olarak değil, somut kanıtların toplamı olarak ele almasıdır. Fosiller, genetik benzerlikler, embriyoloji, coğrafi dağılım, deneyler ve doğrudan gözlemler.Dawkins her başlıkta aynı şeyi yapar, “Bu sadece bir açıklama değil; test edilmiş, defalarca doğrulanmış bir gerçek.” Özellikle evrimin “sadece geçmişte olmuş” bir olay olmadığını, bugün hâlâ işlediğini göstermesi kitabın omurgasını oluşturur. Antibiyotik direnci kazanan bakteriler ya da çevreye uyum sağlayan hayvan popülasyonları, evrimin canlı ve devam eden bir süreç olduğunu net biçimde ortaya koyar.

Dawkins’in dili samimi çünkü üstten konuşmaz. Okurun kafasındaki itirazları bilir ve onları ciddiye alır. “Eğer evrim doğruysa neden ara formları görmüyoruz?” gibi soruları küçümsemeden ele alır ve fosil kayıtlarının aslında bu formlarla dolu olduğunu, sadece popüler kültürün beklentilerinin bilimle uyuşmadığını anlatır. Burada Dawkins’in temel tavrı nettir.Bilim, sezgilerimize değil, kanıtlara dayanır.

Kitapta belki de en çarpıcı mesaj şudur. Evrim, rastgele bir karmaşa değildir. Mutasyonlar rastlantısal olabilir ama doğal seçilim asla rastgele değildir. Çevre, işe yarayanı tutar, işe yaramayanı eler. Dawkins bunu çok sade bir biçimde açıklar ve evrimi “kör ama son derece titiz bir süreç” olarak tanımlar. Bu anlatım, evrimi “tesadüfler yığını” sananlar için özellikle aydınlatıcıdır.

Samimi olmasının bir nedeni de Dawkins, evrimin insanı küçültmediğini, tam tersine insanı evrenin içine dürüstçe yerleştirdiğini savunur. İnsan özel olarak yaratılmış olmak zorunda değildir; yine de olağanüstüdür. Milyarlarca yıl süren bir sürecin sonunda, evrenin kendisi üzerine düşünebilen bir canlı ortaya çıkmıştır. Dawkins’in sessiz hayranlığı burada hissedilir. Evren mucizevi değilse bile, fazlasıyla hayret vericidir.

Kitabı bitirdiğinde insanın içinde garip bir his kalır. Ne bir boşluk ne de soğuk bir indirgeme. Daha çok şu düşünce, “Bizim hikâyemiz sandığımdan çok daha uzun, çok daha derin ve çok daha gerçek.” Yeryüzündeki En Büyük Gösteri, evrimi savunmak için değil, onu görmek isteyenler için yazılmış bir kitap. İkna etmekten çok, gözleri açmayı hedefliyor ve bunu, bağırmadan, korkutmadan, küçümsemeden yapıyor.

Belki de bu yüzden kitap boyunca hissedilen temel duygu, evrim, sadece biyolojinin konusu değil; insanın kendine dair anlattığı hikâyenin en dürüst versiyonu.
Puan Ver
Evrimin Kanıtları
İnceleme Yaz
Sonra Okuyacaklarıma Ekle
1
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
İnceleme
Endı Sıkul
Endı Sıkul
8.0K UP
İnceleyen7 23 Şubat 2024
Müthiş bir bilim kanalı olmasına rağmen, hakettiği değeri alamadığını düşünüyorum.

Gerçekten güvenilir kaynaklara bağlı bilgilendirici ve ufuk açan videoları sayesinde en azından popüler bilim hakkında işe yarar bilgilere ulaşabilirsiniz.

Fizik bilimine veya popüler bilime yeni başlayanlar için yüzeysel bilgiler veren ve videoları ayrı bir kaliteli olan kanallar arasındadır.

Ben özellikle bilim insanlarının hayatını anlattığı biyografi serisini seviyorum. Bunun dışında birçok video serisi de mevcut.

Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Youtube Kanalı
9.8/10
(31 Kişi)
Puan Ver
@Holosen
İnceleme Yaz
Sonra İzleyeceklerime Ekle
13
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
ISS Üzerinde Ay

Gezegenimizin etrafındaki turunu 90 dakikada tamamlayan Uluslararası Uzay İstasyonu, gece gökyüzünde hareket eden çok parlak bir yıldız gibi, gözle rahatlıkla görülebilir. Hiç gördünüz mü? Bir dahaki sefere gördüğünüzde, 20 yıldan fazla bir süredir kesintisiz bir şekilde süregelen uzaydaki insan varlığının yerini fark etmiş olacaksınız. Aslında Keşif 1 mürettebatı, 2 Kasım 2000’de Dünya’dan yaklaşık 400 kilometre yukarıdaki ISS'e kenetlendi. ISS'in gece boyunca yanıp söndüğünü görmek için teleskop gerekmez. Ancak teleskobun görüş alanına giren bu kare, uzay istasyonunun dikkat çekici ayrıntılarını ortaya çıkarıyor. ISS, 3 Kasım’da uzay çağındaki kilometre taşından sadece bir gün sonra küçülen şişkin Ay’ın önünden geçtiği sırada yakalandı. Teleskoptan iyi bir zamanlama ile yakalanmış bu anlık görüntü, aynı zamanda insanlığın bir başka ilham verici başarısının yerini de içeriyor. Yaklaşık 400.000 kilometre uzaklıkta, Apollo 11’in iniş sahası olan karanlık ve pürüzsüz Sessizlik Denizi, ISS silüetinin sağındadır.

6 Kasım 2020 Günün Astronomi Fotoğrafı (NASA APOD)

📸 Kaynaklar ve Katkıda Bulunanlar:
Görsel Kaynağı & Telif Hakkı: Derek Demeter (Emil Buehler Planetarium)
Çeviren: Seda Baştürk

🔗 Tüm APOD içeriklerini görmek için:
https://evrimagaci.org/apod
Söz
Ebru Gelekçi
Ebru Gelekçi
56.2K UP
Alıntıyı Ekleyen 5 gün önce
Üretimi yapan sanatçı, nesnesiyle bir bildiri yapılandırdığını bilir:
Kaynak: Açık Yapıt
7
0 Yorum
  • Şikayet Et
  • Mantık Hatası
0
  • Paylaş
  • Alıntıla
  • Alıntıları Göster
Evrim Ağacı'na Destek Ol
Evrim Ağacı'ndan Mesaj

Evrim Ağacı'nı sosyal medya hesaplarından takip etmeyi unutmayın! Yeni paylaşımlarımızı görmek için bizi aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz.

Daha Fazla İçerik Göster
Keşfet
Ara
Yakında
Sohbet
Agora

Bize Ulaşın

ve seni takip ediyor

Göster

Şifremi unuttum Üyelik Aktivasyonu

Göster

Şifrenizi mi unuttunuz? Lütfen e-posta adresinizi giriniz. E-posta adresinize şifrenizi sıfırlamak için bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Eğer aktivasyon kodunu almadıysanız lütfen e-posta adresinizi giriniz. Üyeliğinizi aktive etmek için e-posta adresinize bir bağlantı gönderilecektir.

Geri dön

Close